bir zaman aşkıdır bu..
silinmeyen bir sonbahar belki de…
ben değilim, ellerim değil..sen hiç değilsin…
bir mevsim rüzgarıyım ben…ılık esen…
bir yağmur ki uzaklarda çağırıyor beni yine…
bir şehir..
vurmak o şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek…
aklımdan geçen, alıp başımı gitmek…
çok uzaklara…
yağmura kavuşmak aşkıyla…
mlk(040708)
“bir şehri tam kalbinden, beyninden vurup gitmek var aklımda…bir yağmur… çok uzaklarda..”


Hep seninleyiz Türkiye !!!. . .
Yine hop oturduk, hop kalktıkk. Gerçekten kalbi olanlar izlememeli diyen doktorlara bugün hak verdim, insanın kalp rahatsızlığı olmasa bile bu maçlarda olur valla eheehe
herşeye rağmen değer tabi… Maç konusunda, ben diğer tümmm maçlara oranla daha iyi oynadığımızı, ve bizim hakettiğimizi düşünüyorum bu maçı ama Almanlar bizim hırvatistan ve çek’e yaptığımızı yapıp, bize oranla iyi oynamasalar da şanslarından mıdır nedir, maçı aldılar… kısmet bu kadarmışş sanırım =) ama ben takımımla gurur duyuyorum, çok yeni bir takım olmalarına ve önemli eksikleri olmasına rağmen sonuna kadar mücadele ettiler.. yürekten istediklerini hissettirdiler bize, ki önemli olan da bu. Ama olmadı, yapılacak bişey yok… Almanları elbette tebrik ediyoruz ama bir hakemin nasıl taraf tutabileceğini bir maçta uygulamalı olarak görmüş olduk :@ Rüştü’ye de kızgın değilim dersem yalan olur aslında, aynı hatayı iki kere yaptığı için…… Ama bunları konuşmak yersiz, maç bitti… Biz finalde olamasak da şu an en iyi 4teyiz Avrupa’da. Bu gerçekten ciddi bir başarıdır… BütüN takım oyuncularımızı tebrik ediyorum yürekten, teşekkür ediyorum…
yenilmek, yenmek kadar doğasında var sporun…ama siz elinizden geleni yaptınız,
HEP SENİNLEYİZ TÜRKİYEM!!…

Büyük bir başarı örneği göstererek, bu güzelim havalarda hasta oldum =) millet cıbıl cıbıl çıkıyor sokağa, ben bir kere çıkmayadurayım, iki üşüyeyim, tamam!…cereyanda çok kaldım bu aralar sanırım, malum klimalar her tarafta ve klima bana çok dokunuyor
üstüne üstlük geçenlerde akşam dışardaydım, çok üşüdü belim falan…hepsi üstüste gelince dün gece baya fena oldum… kendime dikkat etmiyorum, sanırım hak ediyorum biraz :/ bütünnn kemiklerim ağrıyor- o cereyan etkisinden olsa gerek-… burnum akıyor bu güzelim havada, en çok ona deli oluyorum
anlayacağınız acaip halsiz düştüm, tam da gezme tozma havasında
aman kendinize dikkat edin canlarım, bu havalar tehlikeli (: bana da dua edin, geçsin bir an önce bu kırgınlık, ben böyle evde oturacak kız değilim yahuuuu
eheehee
mutlu ve sağlıklı günler efendim :U

Bugün merkeze inmem gerekiyordu, yapacak birr sürü işim vardı. Laptopum çok yavaş çalışıyor, ona bir baktırmam gerekiyordu, saçımın uçlarını kestirmem gerekiyordu, telefon faturalarını yatırmam gerekiyordu, Gamsem aradı buluşalım diye, onunla buluşacaktım falan filan… hazırlandım evden çıktım, alelacele otobüse yetiştim. Otobüste oturacak yer yoktu, bir kolumda laptop çantası, diğer kolumda kendi çantam- tıngır mıngır giderkene, kulağımda çalan müziği yeteri kadar duymadığımı farkettim, elimi çantama daldırdım, sesi açmak için.. mp4le uğraşırkene, laptop çantası düşecek gibi oldu, onu tutayım derken mp4 çantanın derinlerine kaçtı. Tüm bunlarla uğraşırken, notlarını öğrenmek isteyen Başak attığı mesaja sabırsızlıkla cevap beklediğini gösteren uzun uzuuun çağrılar atıyordu…cebimde sürekli titreyen bişey.. :) Bir an neye uğradığımı şaşırdım, telefonu çıkarıp hemen Başak’a notlarıyla ilgili bişey yazdım(bu arada anlaşıldığı gibi notlarım açıklandı, seneyi 3.21 ortalama ile bitirmiş bulunmaktayım
). Neyse…telefonu cebime attıktan sonra mp4 üme uzandım, çünkü arabada öyle bir curcuna vardı ki tahammül edilir değil… Tam bu sırada, bir yer boşaldı, gittim hemen oturdum ve aklıma düşen ilk şey şuydu: TEKNOLOJİ MANYAĞI GİBİYDİM!! Kolunda laptop, kulağında mp4, elinde cep telefonu… Bütün reflekslerim teknolojiye adanmış bir haldeydi
Dışardan ben kendimi görsem neler düşünürdüm kimbilir, ki zaten görmeme gerek yok yine düşündümmm ehee :D Hakkaten teknoloji her yanımızı sarmış halde :S Nereye bu gidiş yahuuu… eskidennn telefon laptop mp4 mü vardıı
bireyselleşiyoruzzz!! dedikleri bu olsa gerek… (: Dedim ben de, bunu yazıp siteme koyucam, insanlara ibret olsun diye (:
mutlu günler efendim =)

Kendim de bir sürü sınava maruz kaldığım için olsa gerek, sınava giren kardeşlerimi gördükçe içim cız ediyor. Daha 12 yaşındayken başlıyorlar yarıştırılmaya. Diyecek çok kelimem var sisteme dair aslında, ama demek bir işe yaramıyor ne yazık ki
Bugün benim kardeşim de girdi şu yeni sistem SBS diye birşey dayatmış ;S Ne yenilik, ne yenilik(!)… Sabahın 8inde kalktık, bir yandan hazırlanmaya çalışıyoruz, bir yandan ben Beyza’yı sakinleştirmeye çalışıyorum. Yazıktır, günahtır bu çocuklara, naısl panikler, nasıl heyecanlılar, bir sınav çocukları nasıl harap ediyor… okul kapısından girdikten sonra aklımdan sırf bunlar geçiyordu, “ya bu çocuğun şuan tatilinin tadını çıkarması gerekiyordu ;S”…Sabırsızlıkla beklediğimiz 100dakikanın sonunda kardeşim ağlamaklı gözlerle çıktı dışarı. Zamanı yetmemiş, en iyi olduğu ders İngilizcede 3 soruyu yapamamış. Kıyamaz ablası ona… Gözünden düşen o yaşları bir görseniz, nasıl sinirlendim nasıl sinirlendim… Sonuçlarını hocalarıyla baktılar, istediği gibi, daha doğrususene içinde yaptığı ortalama netin biraz aşağısında geldi. Tabi çok üzüldü. Netin başına oturmadan önce dakikalarca kardeşimi teselli etmeye çalıştım. Bildiğim birşey varsa, insanın kendinden değerli hiçbirşeyi yok!.. Bir sonraki sene sınava girecek olan da o, kendine dikkat etmesi gerek. Hem sınav da nesi, kardeşimden önemli mi =) Üstelik kötü de sayılmaz neti yani, ah bu çocuklar…pek hırslı
Sanki zamanında biz farklıydık ehe
Neyse bir sınav daha böyle geçti…Ama bugün sisteme duyduğum öfkeyi paylaşayım dedim sizlerle (: Hiçbirşey insanın kendinden değerli değil (: bunu bilir, bunu söylerim………
“keşke..oyunlar oynamasaydık…üzülmeseydi şarkılar…”
Dönem bitmek üzere… Yarın sondan bir önceki finalime giriyorum, cuma günü de ekonomiyle kapanışı yapacağım inşAllah.. Acı tatlı bir seneyi daha arkamda bırakırken, zamanın ne kadar hızlı geçtiğini bir kez daha hayretle içerisinde anlıyorum. Daha dün össye hazırlanıyordum, 2sene önce bugünlerde stresten kıvranıyordum, şimdi ünversitede 2.senemi bitiriyorum ehee
Daha dün özomla, elifimle, ruudla bıcı bıcı koridorlarda koşarkene, şimcik 602 grubunun 1numaralı yatak sahibi üyesiyim
hazırlığı bitirmek için daha dün proficiency stresi çekerken, şimdi political theory dersini bıraksam mı diyorum
yok yok, sınavlar genel olarak iyi gidiyor.. =) birkaç gün içinde tatile giriyorum inşAllah.. artık çok bunaldım sınavlardan çünküm :S evimi özledim, annemi özledim, kardeşimi özledim, masaüstü bilgisayarımı bile özledim
düzceyi pek özlemedim ama bu taraf ağır geliyor yine de =) elifi özledim, hemde çok
ama şimcik yaza girince de benim 602 elemanlarını, akselimi, oytun bebeemi, aycanımı özlicem, duymasınlar şımarırlar
ama napaım hayat işte…alıştım artıkk
ama ne olursa olsun, şu sınavlarım bitsin de yeter ki..
bana dua edin, şu son sınavlarımı da hayırlısıyla atlatayım :U şimdi molamı bitiriyorum, derse dönüyorum, Kant ve Hobbes felsefelerini çalışmam gerekkk :((
hadi kalın sağlıcakla canlarım, mutlu günler, mutlu saatler..
“yağmur dönerken kara..
şarkılar var falımda..
hepsi sana bu gece Ankara…”
evet biricccikkk arkadaşlarım..sitemin yeganee ziyaretçileri :P… Diğer sitemi ziyaret edenler bilir (az snra taş atıcam,alın üstüne ruud:D), site 10 sefer girmeyi denediğinizde, gayet nazlı davranıp sadece 2 kere yada 3 kere açılıyordu beni kahrediyordu :)) neyyyse..burayı atlıyorum
şimdi sitenin bişeyleri değişti, neyi olduğunu bilmiyorum o yüzden burayı da atlıyorum :) artık gayet sağlam bir sitem var anlayacağınız….veee… sitemin bu yeni yüzünden,herkese tekrardan meraba diyorummmm =) ehe :U
Tabi önce bir teşekkür etmem gerek… ruud sitemi terk-i diyar ederek yerini başka bir arkadaşa bırakmış bulunuyor
o arkadaşa, -o kendini bilir-, burdan bir kez daha teşekkür ediyorum sitemi tekrar açtığı için, emeği için :U ihii :U Ruud’u da bir önceki sitem için tekrar sevgiyle anıyorum tabi, canım kardeşim bnm…
Siteyle ilgili söyleyeceğim birkaç birşey var tabi.. öncelikle kategorilerde ya da sitenin içeriğinde bir değişikliğe gitmeyi düşünmüyorum. Hayatımın ana menüsünde ne varsa onlardan bahsedicem yine. Müzik, sinema ve edebiyat kategorileri elbette ki olacak. Kişisel kategorisinde yine ara ara kendi yazılarımdan koyarım, genel kategorisi de gezdiğim gördüğüm yerler, yaşadığım şeyler, öyle genel yani, adı üstünde
Sitede değişen tek şey sloganım oldu farkedildiği üzre. bununla ilgili de şunu söyleyebilirim, bu konudaki fikirlerim değişmiş değil, kesinlikle hala düşünyorum ki: insan bugünde yaşadığını bugünde bırakabilmeli, sayfayı çevirebilmeli, en azından bunun için gerçek bir çaba göstermeli…üstünü karalamak değerlerinize ters düşüyorsa, sayfayı çevirmeyi seçin. çevirmemeniz gereken bir sayfaysa zaten, hayat çevirmenize bir türlü izin vermiyor
Yeni sloganım da çok sevdiğim bir şarkı sözüne ait, tıpkı “turn the page” gibi.. “Bir gün, bir şekilde” herşey güzel olacak…Buna inanmak zorundayız sanırım ;) yoksa yaşanılır olmaz bu hayat yahu :Pp :))
İşte böyleee… bu sıralar hayatımda bir çok şey “yeni”… sitem de o yeni şeylerden bir tanesi… değişim bazen gereklidir, sizden birşeyler koparmadığı sürece…sitemin bu yeni yüzünde hepimizin güzel şeyler yaşayacağını umut ederek açıyorum ilk başlığımı da.
hoşgeldiniz…sefalar getirdinizzz efendimmm :U hep bekleriz
ehee :U
“Someday, somehow…
Gonna make it allright but not right now!…
i know you’re wondering when,
you’re the only one who knows that!..”
-nickelback-